Ne yapacağız?

Ülkenin göbeğinde bomba patlıyor. Rastgele, masum siviller canını kaybediyor. Ve bu olay tekrarlanıyor. Tedirginlik baş gösteriyor.

Ekonomimiz gittikçe kötüye gidiyor. İnsanları beton yapmaya teşvik eden ekonomik bir model kullanıyoruz.

Üretmiyoruz. Çılgınlar gibi, hesapsız, kitapsız, umarsızca tüketiyoruz. Üretmeye, emeğe, işçiliğe değer vermiyoruz.

Liselerdeki ortaokullardaki çocuklar uyuşturucu kullanıyor.

Gençlerimizde müthiş bir tembellik var çalışmayı enayilik olarak görüyorlar.

Çok vahim bir ahlak sorunumuz var. Tecavüz vakalarını artık sıradan olaylar olarak görüyoruz.

Düşünmüyoruz. Sorgulama yapmıyoruz. Saçma sapan tv programlarıyla beynimizi yok ediyor, aptallaşıyoruz. Kafamızı kullanmıyoruz, zeka seviyemiz gittikçe düşüyor.

Okumuyoruz. Okumayı bir ihtiyaç olarak görmüyoruz.

Çok kötü bir eğitim sistemimiz var. İlköğretimde okuma yazma bilmeyen, lisede hocasıyla alay eden öğrencilerin olması artık şaşırtmıyor. Üniversitede hocalar kendi öğrenciliklerinde öğrendiklerini anlatıyorlar. Kişisel gelişim yapmıyor, günceli takip etmiyorlar.

İnandığımız din ile ilgili fikrimiz yok. Kuran okumuyoruz. Cemaatler üzerinden Allah’a inanmaya çalışıyoruz.. Sağlıklı şekilde idrak edilememiş, rol model üzerine kurulu bu düzende toplum kimin arkasından gideceğini belirleyemiyor. Hocalar birbirlerinin fikirlerini ağır şekilde reddediyor. Hepsi aynı dine inanıyor ama hangisi doğru bilemiyoruz.

Ekonomi, güvenlik, ahlak, din, eğitim.. Neresinden tutmaya çalışsak ülke elimizde kalıyor. Tamam bu düzgün, burdan yürüyüp eksiklerimizi giderelim diyebileceğimiz bir şey gelmiyor aklımıza. Heyecanımızı, umudumuzu kaybediyoruz.

Bu buhrandan çıkıp toparlanmalı, birşeyleri değiştirmeliyiz. Üretmek, okumak, düşünmek, yazmak, sorgulamak kavramları hızlı bir şekilde hayatımızda yer edinmeli. Çalışmayı bir iş olarak, kişisel gelişimi de iş hayatı için bir ihtiyaç olarak görmeyip hayatımızın bir parçası haline getirmeliyiz.

Hayatımızın her parçasında düzeltmemiz gereken yerler var ve zaman beklemeye tahammül edilemeyecek hızda akıp gidiyor.

Değişim için yarını beklemek, değişimin sebeplerinin değişmesine sebebiyet verebilir.

Bir Cevap Yazın