Marjinal Maliyet Girişimciliği

Bir ürünün satılabilirliğini etkileyen kullanıcı deneyimi, pazarlama, hizmet kalitesi gibi etmenleri bir kenara bırakacak olursak en basit haliyle ticaret; bir malın yer değiştirmesinden elde edilen değer olarak hayatımızda yer alıyor.

Bu yer değiştirmeleri de bazı bilgilere sahip insanlar gerçekleştiriyorlar. En popüler yer değiştirme sıralamasının özellikle ülkemizde şu şekilde olduğunu görüyoruz:

Üretici  >  Toptancı/İthalatçı  >  Bayi/Dağıtıcı  >  Müşteri

Bu sıralamada toptancı ve bayi herhangi bir katma değer koymadan sadece kendilerinden önceki sıraya erişebildikleri, temas kurabildikleri için ürün alıp satarak para kazanıyorlar. Bunu basit şekilde iyimser oranlarla örnekleyelim:

-Uzak doğuda bir üreticinin aklına bir fikir geldi 100 paralık maliyet ile bir ürün üretti. %30 kar ile 130 paraya ülkesinde satışa çıkardı.

-Biraz parası olan ve satılacak malı duruşundan tanıyan bir toptancı uzakdoğuya gidip bu ürünü satın aldı ve %30 taşıma ve gümrükleme maliyetiyle 169 paraya ülkesine getirdi. Verdiği bu uğraşın karşılığı olarak da ürünü en az %50 kar ile toptan olarak satması gerektiğini düşündü ve ürünü 253 paraya satışa çıkardı.

-Haftalık toptancı ziyaretine giden bayi, toptancının tanıttığı bu yeni ürünü görünce heyecanlandı ve başka bayiler satmadan hemen kendi dükkanımda iyi fiyattan satışa çıkarayım diye düşündü. %50 kar da o koydu ve ürün 380 paraya yani üretim maliyetinin neredeyse 4 katına müşteriye sunulmuş oldu.

Üreticinin ve toptancının yerini bilmek, ona erişebiliyor olmak üzerine kurulu bu gereksiz maliyetli düzen; internetin gelişip, bilginin daha kolay erişilebilir hale gelmesiyle doğal olarak sarsılmaya başladı.

Bayi internetten araştırdı, üreticiyi buldu, cesaret etti, gitti ürünü aldı ve geldi. Toptancı; bayiye para kazandırmayayım dedi, kendisi doğrudan müşteriye satmaya çalıştı. Üretici fiyatını internette gören müşteri, bu böyle olmaz bende toptancı olacağım dedi, borç aldı ve mal alıp getirdi. Piyasada çok fazla toptancı olunca arz miktarında artış oldu, satış yapabilmek için marjlar düşmeye başladı, piyasa bozuldu. Üretici bir baktı; ben üründen 30 para kazanırken benden alıp satanlar daha çok kazanıyor ve ben enayi miyim dedi gitti doğrudan müşteriye satmaya başladı.

Bunlar ve benzeri sorunlar mevcut ticari düzenin yanlışlarının ortaya çıkmasını sağladı. Günümüz tüccarlarından çok sık duyduğumuz “işler eskisi gibi değil” sözünün sebebi büyük ölçüde buraya dayanmaktadır.

Peki girişimcilik bunun neresinde?

Her krizin fırsata dönük bir tarafı olduğu gibi bu bozulan piyasalarında elbette oluşturduğu bir fırsat var.

Kısa bir tanım yapalım. Yukarıda örneklerken bahsettiğim 100 paraya mal edilen bir ürünü 380 paraya satılmasındaki mecburi (navlun,vergi,iade,bozulma vb) olarak eklenmeyen tüm ücretler, ürüne eklenen marjinal maliyetler olarak isimlendirilmektedir. Yani hesabımıza bakacak olursak yukarıdaki ürün müşteriye 100 maliyet + 30 üretici karı + 40 nakliye,vergi = 170 paraya satılana kadar bu ürün üzerinde marjinal maliyet vardır diyebiliriz.

Neredeyse satın aldığımız her üründe olan bu marjinal maliyetleri bitirmeye ve azaltmaya yönelik yapılacak olan, mümkün olduğunca global ölçekli girişimlerin, serbest piyasa ekonomisine alışmış toplumlarda, marjinal maliyetler sıfıra indirgenene kadar kazandıracağı ortada.

Bu fırsatı değerlendiren girişimlerin başında bence Alibaba.com geliyor. Yukarıdaki örnekle devam edecek olursak sadece 10 para kazanarak ürünün 180 paraya tüm dünyaya satılmasını sağlıyor. Böylelikle ürün üzerine çok çok az bir marjinal maliyet eklenerek müşteriye ulaşıyor. Çok fazla ürün satışı yaptığı için de aldığı az kazanç kendisine fazlasıyla yetiyor.

Marjinal Maliyet Girişimciliği

Buraya kadar bahsettiklerimde, marjinal maliyeti kolay anlatabilemek adına sadece bir malın alım satımı üzerinden gittim. Aslında marjinal maliyetler para harcadığımız her şeyde var. Bir taksicinin yolcu bulmak için zaman ve yakıt harcamasında, bir yazarın yazar olabilmesi için kitap bastırmasında, yediğimiz meyvelerin bize ulaşana kadar yaşadığı serüvende vb gibi bir çok örnekte gizli marjinal maliyetleri görebilirsiniz. Nitekim bu örnekleri okuduğunuzda bu marjinal maliyetlerin azaltılmasını sağlayan Uber, Kindle ve Taze Direkt gibi girişimlerin aklınıza geldiğine eminim.

Başlıktaki tabir ile “Marjinal Maliyet Girişimciliği” ekonominin dönüşümüne şahit olduğumuz bu dönemde girişimci olmak isteyenler için iyi bir fırsat. Ülkemizdeki yasal, bürokratik ve toplumsal engellerin, yabancı girişimlerin ülkemize açılmasını engellemesi de, yerli girişimcilerin ekmeğine ekstra yağ sürmekte.

Siz de gözlemler yaparak çevrenizdeki marjinal maliyetleri keşfedebilir ve bunların giderilmesi için global ölçekli başarılı girişimlere imza atabilirsiniz. İnşallah ülkemiz girişimcileri bu fırsatı da ellerinden kaçırmazlar..

Bu gençlikte iş var, peki ya zenginlerde?

Bugün Tüsiad tarafından düzenlenen Bu Gençlikte İş Var isimli yarışmanın finali yapıldı. Aşağıdaki fotoğrafı görünce birşeyler söylemek istedim.

http://tusiad.org/tr/ den alınmıştır.
http://tusiad.org/tr/ den alınmıştır.

Bu fotoğrafı tek bir kelime ile tanımlarsanız ne derdiniz? Sevinç mi, mutluluk mu, başarı mı? Benim için bu fotoğrafın tek bir anlamı var, koca bir ‘dram’.

Ülkenin en zengin işadamlarının üyesi olduğu Tüsiad, genç girişimcileri desteklemek adına bir yarışma açıyor. Birçok farklı kanalda yarışmanın duyurusu yapılıyor. Bir sürü proje yarışmaya başvuruyor. Ön elemeler, online eğitimler, kamplar, rehberler derken final yapılıyor. Canavar gibi projelerin içerisinden ilk 3 belirleniyor ve ödüllendiriliyor. Ödül olarak ne mi veriliyor? Birinciye 75 Bin TL, ikinciye 50 Bin TL, üçüncüye 25 Bin TL.

Bu paralarla ne yapabilirsiniz? Bu ödüller, al bu parayı gez toz eğlen diye değilde senin projen çok güzel al bunu ticarileşirken kullan diye veriliyor sanıyorum. Bu paralarla ne kadar ömrü olabilecek bir şirket kuracağınızı düşünüyorsunuz? Ofis kirasından, demirbaşlardan, maaşlardan, vergiden, sskdan, geçinmekten hiç mi haberi yok bu insanların? Neye yetecek bu paralar?

Bu kadar şaşalı ve büyük bir yarışma organize ediliyor. Karşılığında verilen bu ödüller size de komik gelmiyor mu? Bana öyle geliyor ki, sadece yarışmanın organizasyonu için ödüllerin toplamından çok daha fazla para harcanmıştır. Ödülleri verenlerin 1 aylık maaşları bile verilen ödüllerden fazladır.

Elbette bu tarz yarışmaların gençlere katkısı sadece para değil. Süreçten elde ettikleri kazanımlar paradan çok daha değerli bunun farkındayım. Ama bu kazanımları kullanabilmeleri için paraya ihtiyaçları var. Ülkemizde zaten girişimci olmak, para bulmak zor iken, bankacılık sistemleri, mevzuatlar girişimciliğe uygun değilken neden bu desteklerin maddi kısımları bu kadar sınırlı tutuluyor? Sadece yarışmalar için söylemiyorum, devlet destekleri, melek yatırımcılar hepsi bunun içinde.

Değerli genç girişimci arkadaşlar kendinizi ülkemizde destek toplamak için heba etmeyin. Yurtdışını olduğundan uzak görmeyin. Yapay korku duvarları inşa etmeyin. Emin olun ülkemizde hayal bile edemeyeceğiniz maddi destekleri yurtdışında çok daha rahat bulabilirsiniz. Binbir uğraşınızın ardından size verilen, veren için çok komik miktarlardaki maddi desteklerede bu kadar çok sevinmeyin.

Allah tüm girişimcilerin yardımcısı olsun.