2016 Değerlendirmesi

Her yıl, yıl sonlarında geride kalan senenin bir değerlendirmesini yapmaya çalışıyorum. Bugüne kadar yaptığım değerlendirmelerin çoğu iyi not tutamadığımdan ve hafızamın iyi olmamasından ötürü dağıldı gitti. Bu sefer blog’a yazıyorum. Umarım bu kayıt uzun yıllar işime yarar.

Bu yıl hayatımın, tamamını evli olarak geçirdiğim ilk senesiydi. Bu vesileyle yepyeni bir hayatım oldu diyebilirim. Kendi ailemin şehir dışında, eşimin ailesinin İstanbul’da olması yıllardır çektiğim aynı şehirde akrabam olması hasretini büyük ölçüde dindirdi. Çok fazla yeni insan ile samimi oldum. Yaşam şeklim tamamıyle değişti, düzenli bir hayatım ve farklı sorumluklarım oldu. Sözlüğümdeki aile kavramının içeriği çok değişti. Çok şey öğrendim. Bunların hepsini biraraya aldığımda yuva kurmak, herkese tavsiye edebileceğim ve şu ana kadar yaşadığım en iyi hayat deneyimim oldu diyebilirim (çok şükür) umarım bu, herkes için öyle olur ve öyle de kalır. Bir kaç gün içerisinde de bebeğimizin dünyaya gelmesini bekliyoruz. Şu an bunun heyecanı içerisindeyim ne olduğunu, neler olacağını tam olarak kavrayamasamda içimdeki heyecanı tarif etmem çok zor. İnşallah sağlıklı ve hayırlı bir evladımız olur ve vatana millete hizmet eder.

İşe gelecek olursak oldukça hareketli ve bol girişimli bir yıl geçirdim. Robotistan için geçtiğimiz yıllarda yakaladığımız büyüme ivmesini, bir çok sıkıntıya rağmen koruyabildiğimiz bir yıl oldu. Maker hareketinin ülkemizde olumlu karşılık bulması, gençlerimizin ve ebeveynlerimizin kodlamaya karşı gösterdikleri ilgi sektörümüzün genişlemisini sağladı. Bizde bu fırsatı iyi değerlendirdik müşterilerimizin ihtiyaçlarını iyi okuyarak, onların beğenisini kazanarak bu yılı da başarılı şekilde atlattık. Robotistan’ın son 4 yılda gösterdiği bu başarı Fast 50 Türkiye listesine 6. sıradan girmemiz ile ödüllendirilmiş oldu. Tüm ekibimize ve müşterilerimize sonsuz teşekkürlerimi tekrar iletiyorum.

Bu büyümenin verdiği güç ile Makerhane ve Sixfab isminde 2 yeni girişim kurduk. Makerhane’yi makerların eğitim, etkinlik, atölye ve malzeme ihtiyaçlarını giderebilecekleri bir fiziksel alan olarak kurguladık. Makerhane’den maksadımız para kazanmak hiç olmadı makerlara keyif vermeyi, daha fazla insana üretim aşkını aşılamayı hedefledik. Bugün geldiğimiz noktada bizlere istediğimiz görüntüleri veren bir mekan haline geldi bile. Umarım Makerhane’yi 2017de çok daha iyi yerlere taşırız. Bu doğrultuda canla başla çalışan ortağım İlge’ye teşekkürlerimi iletiyorum

Bulunduğumuz maker dikeyinin global pazarında Robotistan olarak sadece al satçı bir konumda, bu kadar uzun süre, maker ve mühendislerden oluşan bir kadro ile üretim yapmadan duramazdık ve Sixfabi’i de bu doğrultuda kurduk. Başarılı 2 kitlesel fonlama süreci atlattık, bundan sonrada bizi heyecanlandıran ürünler üretmeye devam edeceğiz inşallah. Global pazarın en değerli markalarından bir olmayı hedefliyoruz.

Bu girişimlere ek Robotistan olarak, benimde ortağı olduğum, Nodez girişimine tohum yatırımı yaptık. Nodez, detaylarını yakında öğreneceğiniz son kullanıcılar için ev ortamında kullanabilecekleri IoT ürünleri üreten bir girişim. İnşallah başarılı oluruz.

Tüm bunlar kesmedi, üstüne bireysel olarak 2 küçük girişim denemesi daha yaptım.

Biri eşim ve kayınvalidemi gazlayıp Etsy üzerinden kendi el yapımı minderlerimizi satmaya çalıştığımız girişimdi. Minderler o kadar güzel oldu ki, Etsy ekibini el yapımı olduğunu ikna edene kadar haftalarca uğraştık, tüm üretim aşamalarını fotoğrafladık zar zor ikna ettik. Tam başladık satış yapmaya Paypal Türk kullanıcılara hizmet vermeyi durdurdu, bunun üzerine tahsilat sorunumuz oldu motivasyonumuz da kırıldı üstüne de fazla düşemedik ve girişimi büyütemeden batırdık.

Diğeri ise 2 yakın arkadaşımla denediğimiz Open Desk üreticiliğiydi. Hiç makine ve ekipmanımız olmadan keresteciler sitesinin altını üstüne getirerek üretim denemeleri yaptık. Ulaştığımız sonuç; üretimi yapabiliyorduk ama ürettiğimiz ürünler satamayacağımız düzeyde pahalıya mal oluyordu. Üstelik maliyet, kendi makinamızı alsak ahşabı topluca alsak bile istediğimiz seviyelere düşmüyordu. Bu sebeplerle girişime olan inancımızı kaybettik ve başarısızlıkla sonuçlandı.

Bol girişimlerle geçen bu yılı tek bir kelimeyle özetlemeye kalktığımda karşıma büyük bir “yorgunluk” çıkıyor. Evet çok yoruldum. Girişimciliğe olan aşırı ilgimden ve yeni şeyler yapmak istememin doğurduğu sorumluluklardan çok yoruldum. Bu yorgunluktan çıkardığım en büyük ders enerjimi bölerek kullandığımda verimimin çok düştüğünü fark etmek oldu. Bundan sonra daha çok fokuslanarak ve daha çok sabredip sonuç alarak çalışmam gerektiğini anladım. Bu doğrultuda 2017 yılında yeni hiç bir girişime başlamamaya kendime söz verdim. Bu yıl eldekilerin değerini arttırma ve sabretme yılı olacak.

2016 bana çok fazla şükür etmem gerektiğini ve ne kadar aciz olduğumu hatırlattı.

Umarım 2017 tüm insanlar için hayırlı, bereketli ve bol şükürlü bir yıl olur.

Selam Ortadoğulu

Eğer bir ortadoğulu iseniz çevrenizdeki gelişmeleri düşünüp sorgulamaya vakit ayıramadan yeni bir gelişme ile karşı karşıya kalırsınız. Bu gelişmeler ise genellikle ortadoğulu olmayanların kurguladığı, başka ortadoğuluların uyguladığı patlama, işgal, bombalama, darbe gibi eylemlerdir.

Eğer bir ortadoğulu iseniz çevrenizdeki ortadoğuluların bulunduğunuz yerden gitmek istemesine özenip sizde gitmek istersiniz. Kalıp birşeyleri değiştirmenin doğru olduğunu bilerek, gittiğinde ikinci sınıf insan muamelesi göreceğini bilerek, gitmemeyi isteyerek, gitmek istersiniz.

Eğer bir ortadoğulu iseniz ölümden değil ama yaşamaktan çok korkabilirsiniz hatta bu korku o kadar fazladır ki çocuklarınızın aşırı korkmaktan ağlayamadıklarını bile görebilirsiniz.

Eğer bir ortadoğulu iseniz kavramların sizde karşılığı başkalarına göre çok farklıdır. Kamp, çadır, battaniye hobi malzemesi değil, eviniz bombalandığında belki yardım olarak alabileceklerinizdir.

Eğer bir ortadoğulu iseniz dininiz bellidir ama seçeceğiniz cemaate yada mezhebe göre hangi din kardeşinizle düşman olacağınızı belirlemek zorundasınızdır.

Eğer bir ortadoğulu iseniz çelişki hayatınızın bir vazgeçilmezidir. Ülkenizde bomba patladığı bir gün yas tutup isyan edebilir, celladınızdan medet umabilir veya üzülmeyi bile bir lüks olarak görebilirsiniz.

Eğer bir ortadoğulu iseniz hayallerinizi ötelemek için kurarsınız ve Ütopya en çok size yakındır.

Ve eğer gerçek bir ortadoğulu iseniz sizi hayata bağlayan şey inancınızdır ve sizin için dünya değiştirilecek bir yerdir.