İçimdeki öküz: PayPal’ın kapanması.

Üç aya açılacak, şu tarihte açılacak, görüşmeler devam ediyor vs. derken; bugün itibariyle 220 ülkede faaliyet gösteren PayPal, Türkiye’de kapanalı tam 2 yıl 2 ay oldu. Neden kapandı, kim haklı, kim haksız, umrumda değil. Sadece geçen süre zarfında, nelere şahit olduğumu anlatmak istiyorum. İçimde bir öküz oturuyor, canınızı sıkacağım için üzgünüm!

Bir arkadaşım, eşi ve annesi ile birlikte yapmış oldukları elişi tekstil ürünlerini Etsy üzerinden satıyordu, PayPal’ın kapanmasından önceki son ayda (Mayıs 2016) aylık cirosu 15 bin USD’ye yaklaşmıştı. Tam kendisini bu işe adayıp mevcut işinden ayrılacakken PayPal kapandı. Bir kaç aya düzelir diye beklediler ama olmadı. Kurmuş oldukları tüm düzen sarsıldı.

Başka bir arkadaşım yapmış olduğu görsel tasarımları dünyanın diğer ucundaki müşterilere çeşitli siteler vasıtasıyla ufak tefek ücretlerle satıyordu. Freelancer olarak tam istediği, giderlerini karşılayacak parayı kazanmaya başlamışken PayPal kapandı. Başta anlam veremedi, kabullenemedi sonra özgürlüğü elinden alınmışçasına yıkıldı.

Son hikaye ise bizim hikayemiz. 2016’nın başında ürettiğimiz Tinylab ürünümüzü PayPal’dan tahsilat yapabildiğimiz için 65 ülkedeki 1000’den fazla müşteriye satarak 83 bin USD gelir elde etmiştik. Bu bizim için dönüm noktasıydı, içimizde öyle bir ateş yakmıştı ki, o ateşle dünyayı değiştirebileceğimizi düşündük. Sonra yeni ürünlerin tasarımına giriştik. Ülkemizde yüksek teknoloji olarak nitelendirilen elektronik kartları ürettik. Ürettiğimiz bu ürünlere; Amerika’dan, Japonya’dan, Avrupa’nın tüm ülkelerinden hatta Çin’den bile müşteri bulduk. Bizim için okyanusu yüzerek geçmeye eşdeğer olan bu süreci aştıktan sonra ne mi oldu? PayPal kapandı! Müşterilerden tahsilat yapamadık. Hiç kimse 50-100 USD’lik bir ödemeyi banka yoluyla yapıp 40-50 USD komisyon ödemek istemiyordu, ki zaten bir e-ticaret sitesi için bu çağdışı talebi duyan müşterilerin tüm güveni sarsılıyor, arkalarına bakmadan uzaklaşıyorlardı. PayPal dünyanın bir çok ülkesinde güvenli ödeme aracıydı ve siz internet sitenizde bunu desteklemeyince şüphe uyandırıyordunuz. Biz de bu saçmalığın hızlıca çözüleceğini düşünerek bekledik..

Eminim yukarıdaki 3 yaşanmış hikayeden daha vahim durumda olan onlarca insan vardır. Bu durumları yaşayan insanların ortak özellikleri, ellerinde çok büyük bir parasal güç olmadan katma değerlerini ortaya koyarak ihracat yapmalarıydı. Bu insanlar aynı gemide olduğu vatandaşlarının cebindeki para ile hayatlarını sürdürmek yerine, gemiye dışarıdan para getirmenin derdindeydiler. Bu insanlar yaptıkları ticaretin hem kendilerine hemde ülkelerine yararlı olması için savaşan insanlardı..

Gelelim hikayelerin sonlarına..

Tekstil işi yapan arkadaşım; Malta’da şirket kurdu, mevcut işinden ayrıldı, satışları gayet güzel devam ediyor. Şu an aylık 50 bin USD civarında cirosu var. Döviz kuru her arttığında maliyetleri düşüyor, karlılığı artıyor. Kur arttığı için memleket adına üzülse de, ihracata teşvik oluyor diye düşündüğü için mutlu.

Tasarımcı arkadaşım, Amerika’daki bir tanıdığının PayPal hesabını kullanarak  işini yapmaya devam etti. Ta ki son 2000 USD’sini o tanıdığına kaptırana kadar. Ardından yurtdışındaki tasarım ofislerine iş başvurusu yaptı. Londra’dan kabul aldı, bir senedir orada, keyfi de yerinde.

Biz de “yeterli süre” bekledikten sonra önce New York’ta ardından Berlin’de şirketlerimizi kurduk. Şimdi 1 değil 2 tane PayPal hesabımız var. 🙂 Dünyanın dört bir yanına, üretmeye devam ettiğimiz o ürünlerimizin satışını gerçekleştiriyoruz. Başkalarının olmasa da kendi dünyamızı değiştiriyoruz.

İşine tutkuyla bağlı olan insanlar için bu yasakların bir önemi yok. Çözdükleri yüzlerce problem gibi bunları da çözüyorlar. Tabii bunu yaparken bir fark oluyor hayatlarında, artık vergilerini Türkiye’ye değil Amerika’ya, Almanya’ya, Malta’ya ödüyorlar..

 

Bir Cevap Yazın