Biz bitti diyene kadar başımıza gelenler

-Euro 2016 kupası kapsamında Eyfel kulesinin renkleri en çok tweet atan ülkenin rengine bürünecekti. Büyük bir özveriyle, toplam atılan tweetlerin %36’sını biz attık, bizden sonra en çok tweet atan ise %12 sini attı.

-Federasyon 23 kişiden oluşan futbol takımı ile birlikte 627 kişiyi 3 uçakla Fransaya götürdü.

-Fatih Terim £2.7m yıllık kazanç ile (aylık 1 milyon TL’ye tekabül ediyor) turnuvanın en çok kazanan 3. teknik direktörü oldu. Final gruplarına kaldığı için de 500 bin euro prim kazandı.

-Fatih Terim rakip takımın maçını izlemeye helikopter ile gitti.

-Ülkenin bir çok büyük markası milli takıma özel reklam filmleri çektiler. Bu filmler dakikalarca televizyonlarda yayınlandı. Milli takımdan bir çok isim bu reklamlarda oynadı.

Futbol, okulda, ders aralarında kafa dağıtmak için oynanan bir oyundur. Dersi iyi dinleyip çalışırsanız tenefüsteki futboldan çok keyif alırsınız. Kafanızı dağıttıktan sonra dersinizi daha zinde dinlersiniz. Arkadaşlarınızla oyun oynadığınız için daha iyi motive olursunuz. Derslerinizde de bu motivasyonun katkısını alırsınız.

Bu tanımı doğru kabul etmeyecek pek kimse yoktur sanırım. Fakat ülkemiz, şu anda okula sadece top oynamaya giden yaramaz çocuklar gibi gözüküyor.

Yukarıdaki yazılanlara ve mevcut görüntüye bir bakın. Toplam harcanan parayı, milyonlarca insanın harcadığı zamanı bir düşünün. Bu milli kaynakları nasıl bu kadar rahat tüketiyoruz? Nasıl bu kadar rahat zaman öldürüyoruz? Ülkenin onlarca önemli gündemi varken nasıl bir numaraya futbolu koyabiliyoruz? Neden bu kadar abartıp, olması gerektiği yerde kalmıyoruz?

Üzülerek söylüyorum ki:

Alın teriyle çok çalışıp para kazanmanın enayilik, milli maça ehemmiyet vermemenin vatanı sevmemek olarak algılandığı canım ülkemin milliyetçilik ayarları bozulmuş durumda.

Kronik kolaya kaçma hastalığımız ,vatanı severken de ortaya çıkıyor. Milli takımı ne kadar çok tutarsak o kadar çok vatansever oluyoruz.

Bir ürünü üretmek, bir gol atmak kadar heyecanlandırmıyor bizi.

Kitap okuyandan çok, sahadaki futbolu okuyana değer veriyoruz.

Başarıya olan açlığımızı sanal puanlarla gidermeye çalışıyoruz.

Umarım tez zamanda bu yaptıklarımızı sorgulamaya başlarız.

Futbol gibi yapay bir ihtiyaca harcadığımız enerjimizi; üretim, çalışkanlık, girişimcilik gibi gerçek ihtiyaçlarımıza da harcadığımız günleri görmek, gerçek başarılar ile tatmin olan nesiller yetiştirmek dileğiyle..